Vajina Nedir, Vajinanın Yapısı Nasıldır, Vajinal Rahatsızlıklar Nelerdir?

Halk arasında “vajen” ya da “hazne” olarak tanımlanan vajina, kadın üreme organının yapısıdır. Tıp dilinde kullanılan bu terim, anatomi ile ilgili bir kelimedir. Latince “vagina” sözcüğünden türetilerek dilimize yerleşen vajina, eski Latince dilinde “kılıç kını”, yeni Latince de ise “uterus ile vulva arasındaki kanal” anlamlarını taşır. Vajina genel olarak vücutta bulunan bir boşluk olarak bilinse de, esasen vajinanın ön ve arka duvarları birbirine katlanmış bir şekildedir.  Vajina, anterior (ön vajinal forniks) ve posterior (arka vajinal forniks) olarak oda benzeri iki parça içerir. Bu parçalar da yuvarlak bir şekil oluşturur.

Vajinanın Yapısı

Şekil olarak; iki tarafa ayrılmış, silindire benzeyen yapılarla tamamlanan ve içi boş, tüp biçimindeki kadın cinsel organının bir bölümüdür. Vajina, anatomide “introitus” olarak adlandırılan bir girişle başlar ve rahim ağzı (serviks) ile sonlanır. Diğer bir deyişle, vulvada (kadın dış genital organı) başlar ve rahim ağzına kadar uzanır. Vajina, arka tarafta rektum (kalın bağırsağın son kısmı), ön tarafta ise idrar torbası arasında bulunan bir bölümdür. Vajinanın şekli ve yapısı kadından kadına değişebilmektedir. Genellikle 3 cm genişliğinde ve yaklaşık 7 ile 10 cm uzunluğundadır. 3 katmandan oluşan bu yapının orta katmanında yer alan kas yapısı, vajinanın oldukça esnek bir yapıya sahip olmasını sağlamıştır.

Vajina

Vajina, doğum ve cinsel ilişki esnasında uzunluğu ve genişliği artacak şekilde elastik liflerle çevrili bir yapıdadır. Vajinanın uzunluğu ve genişliği, cinsel ilişki sırasında penis uzunluğuna ve çapına göre kendini ayarlayarak uygun bir forma girebilir. Doğum esnasında ise doğum kanalına ait yumuşak kısmın yapısında bulunur ve bebeğin kafasının geçmesine izin verecek kadar esneyebilir. Vajina duvarları, mukus içeren ve mukoza adı verilen bir zarla kaplıdır. Bu zar ince bir doku tabakası halindedir ve kaygan, yoğun bir sıvıyla kaplıdır. Bu sıvının olmasının nedeni de, vajinanın yapısında sıvı salgılayan küçük bezlerin bulunmasıdır.

Vajinanın Yapısını Oluşturan Bölümler

Klitoris: Labium minora adı verilen küçük dudakların üst birleşme bölümü ile klitoral başlık arasında bulunan küçük bir oval yapıdır. Klitoris, kadın genitalinin en duyarlı bölümlerinden birisidir. Büyüklüğü ve görünümü de kadından kadına farklılıklar gösterebilir. Genitaller arasında sadece cinsel işleve sahip olan ve üreme işlevi olmayan tek organdır. Fizyolojik ve anatomik nitelikleri bakımından, erkekteki penise benzeyen bir organdır. Penisten farkı ise, çok daha küçük olması ve idrar yolunun (üretra) klitoris içinden geçmemesidir.

Klitoris, bir glans (baş) ve bir de gövdeden oluşur. Baş kısmı oldukça duyarlıdır. Cinsel uyarılma sırasında klitoris kabarır ve genişler. Büyük dudaklar arasında hemen hemen saklanmış bir vaziyettedir ve dışa doğru yaklaşık 1 cm çıkıntı yapmıştır. Üst bölümü “klitoris başlığı” adı verilen bir yapıyla örtülüdür. Klitoris başlığının klitorise temas etmesi olayı, orgazmın gelişmesinde büyük bir role sahiptir. Heyecanlanma aşamasında oluşan en ufak bir uyarı, klitorisin çapında artmaya sebep olur. Kadınlar bu aşamada leğen kemiği (pelvis) içinde dolgunluk hissi, rahatsızlık (irritasyon) hissi ve boşalma ihtiyacı duyarlar.

Labium Major (Dış Dudaklar): İlişki sırasında cinsel uyarılma olmadığı zaman, ilk olarak dudaklar büyür. Büyüyen dudaklar klitorise, küçük dudaklara, üretra (idrar yolu) açıklığına ve vajinaya koruma sağlar. Labium major, çok miktarda yağ dokusu ve ince bir kas tabakasını kaplayan deri katlarıdır. Erkeğin skrotum (torba) derisine benzer ve uyarılma esnasında yassılaşır. Böylece vajina girişi ve küçük dudaklar ortaya çıkar.

Labium Minor (Küçük Dudaklar): Kıl ve yağ hücresi olmayan, kavisli bir taç yaprağına benzer. Büyük dudaklara nazaran daha incedir ve süngersi bir dokuya sahiptir Sinir uçları ve kan damarları bakımından da zengindir. Uyarılma sırasında deri katları kanla dolar ve genişler. Rengi pembeden koyu kırmızıya doğru değişir.

Üretra (İdrar Yolu): Üretra girişi klitorisin hemen altında bulunur. Tek işlevi idrar çıkışıdır ve üreme ya da cinsellikle bir ilişkisi yoktur.

Grafenberg Noktası (G Noktası): G Noktası, ilk kez 1950 yılında Ernst Grafenberg (jinekolog) tarafından tanımlanmıştır. Farklı yerlerde bu konudan bahsedilmesine rağmen,  G noktasının varlığı 1980’li yıllara kadar tartışma konusu olmuştur. Bu durumun nedeni ise, cinsel olarak uyarılmamış kadınlarda G noktasının kendini göstermemesi ve ilk uyarıların tuvalet ihtiyacına sebep olmasıdır. Bundan dolayı, jinekolojik bir muayene sırasında G noktasının belirlenmesi kolay değildir. Bu nokta sadece uyarılma evresinin arttığı ve hazzın orgazma yaklaştığı sırada fark edilebilir.

Vajina Nedir

Boyun (Serviks): Bu bölge, rahmin vajinaya açılan boyun tarafıdır ve uzunluğu yaklaşık olarak 2,5 ile 3,5 cm arasındadır. Hafif bir bölümü vajinaya doğru çıkıntı yapar. Cinsel ilişki esnasında basınca duyarlı olan serviks, penisin uyguladığı basınç hissinin yaşandığı bölgedir.

Fallop Tüpleri: Yumurtanın döllendiği ve rahimle yumurtalığı birleştiren yerdir. Yaklaşık olarak 10 cm uzunluğundadır ve rahimle birlikte orgazm kasılmalarına eşlik eder.

Vajinanın Kızlık Zarı ile İlişkisi Var mıdır?

Vajinanın 1-2 cm içerisinde kızlık zarı bulunur. Aynı zamanda vajinanın ilk başlangıcında bulunan Bartholin bezleri (salgı bezleri), cinsel ilişki esnasında vajina duvarlarının ve vajina girişinin kayganlaşmasına neden olur. Kızlık zarı farklı şekillerde olmasına rağmen, vajinanın görüntüsü ve yapısı değişiklik göstermez. Vajinanın kızlık zarı ile ilişkisi vardır, fakat kızlık zarında olduğu gibi vajinanın türleri yoktur.

Vajinal Rahatsızlıklar Nelerdir?

Sağlıklı olan vajinaların yapısında, düzenli olarak kaygan sıvı salgılanır. Bu sıvı, cinsellikten haz alınmasının dışında vajinayı zararlı mikroplardan da korur ve vajinanın kendi kendini temizlemesini sağlar. Buna rağmen bazı kadınlarda genital sıvının salgılanması yeterli miktarda olmaz. Sonuç olarak vajina sağlığı olumsuz etkilenir ve farklı hastalıkların ortaya çıkmasına neden olur. Kadınların en çok şikayet ettiği vajinal rahatsızlık, bu bölgede oluşan enfeksiyonlardır. Vajinada oluşan enfeksiyonların nedenleri; temizliğin doğru yapılmaması, cinsel ilişki esnasında ve sonrasında hijyenin olmaması, bilinçsizce alınan temizlik ürünlerinin kullanılmasıdır.

Vajinada ortaya çıkan yanma ve akıntı hissi, vajina bölgesinde değişik mikroorganizmaların türediğini gösteren belirtiler olabilir. Şayet jinekolog tarafından uygun tedavi yapılmaz ise, vajinada fizyolojik ve içsel birçok sorunlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle, vajinal hastalıklarda erken teşhis ve tedavi sürecini dikkate almak gerekir. En ciddi vajinal rahatsızlıklar şunlardır;

Vajina Tümörleri: Genellikle 45-65 yaş arası kadınlarda görülen çok ciddi bir hastalıktır. Vajinada aşırı akıntı, sıklıkla idrara çıkma ihtiyacı, cinsel ilişki sırasında veya sonrasında kanama, dışkılama esnasında ağrı gibi belirtileri vardır. Tedavisi radyoterapi ya da ameliyatla gerçekleştirilir. Ameliyatın boyutu, hastanın yaşına ve tümörün bulunduğu yere göre değişiklik gösterebilir.

Vajina Kistleri: En yaygın kist türleri; gartner ve inklüzyon kistleridir. Vajina duvarlarında şişlikler ve vajinadan dışarıya taşan bir yumrunun ortaya çıkması gibi belirtileri vardır. Vajina kistleri basit bir ameliyatla alınabilir.

Vajinanın Yapısı

Vajinal Mantar Enfeksiyonları: Kadınlarda sık görülen bir hastalıktır. Doğum kontrol hapları, geniş spektrumlu antibiyotiklerin kullanılması, çok sıkı iç çamaşırlar, vajina temizliğine önem verilmemesi ve genital bölgenin sık sık ıslak tutulması, vajinal mantar enfeksiyonlarının başlıca nedenleridir. Belirtileri ise; vajinada yanma ve kaşıntı, beyaz akıntı ve cinsel ilişki sırasında ağrı hissidir. Regl döneminde mantar enfeksiyonlarının önlenmesi için pamuklu çamaşırların giyilmesi, genital bölgenin kuru ve temiz tutulması ve piyasada satılan temizlik ürünlerinin kullanılmaması gerekir.

Yazıyı beğendiyseniz lütfen paylaşın!

Sitemize destek için yorum yapmayı unutmayın. BilgiBaba