Nizam-ül-Mülk Kimdir, Nizam-ül-Mülk Neler Yapmıştır?

Nizam-ül-Mülk; merhametli, âlim, zeki, dindar ve az konuşan ama çok iş yapan kişiliğe sahip bir devlet adamıydı. Nişabur, İsfahan ve Belh gibi birçok Selçuklu şehrinde önemli medreseler yaptırdı. Kendini övenleri sevmeyen ve âlimlere çok saygılı olan bir yapısı vardı. Ebu Ali Farmezin (o dönemin din büyüklerinden) yanına geldiğinde kendi mevkiine onu oturtur, kendisi de önünde diz çökerdi. Neden böyle davrandığını soran kişilere de “Farmezi benim yanıma gelen diğerleri gibi övgüde bulunmaz, kusur ve hatalarımı yüzüme vurur ve kibrimi bastırır. Bu nedenle ona saygım sonsuzdur” diyordu.

Fakir insanları yemeğe çağırıp onlara yakın olabilmek, Nizam-ül Mülkün yapısında vardır. Bu hususla ilgili birçok söylenti vardır, fakat kesinliği yoktur. Siyaset-Name kitabı Nizam-ül-Mülkü değerli kılan en önemli eserlerin başında gelir. Bu kitabında, devlet adamlarına ve hükümdarlara devlet işleyişi ve yönetimi hakkında öğütler vermiştir. Kitabın üstünde ağırlıklı olarak bulunan konular; halkın menfaatleri, adil olunması ve tebaaya zulüm olmamasıdır. Nizam-ül-Mülk bu kitabını Melikşah’ın isteği üzerine yazmıştır.

Nizam-ül-Mülk

Nizam-ül-Mülk’ ün Hayatı

İran’ın antik şehri Tus’da doğan ve esas adı Hasan olan Nizam-ül-Mülkün ailesi son derece zengindi. Daha sonra babasının işleri bozulunca tüm mal varlıklarını kaybetmişlerdir. Annesi ise o küçükken vefat etmiştir. Nizam-ül-Mülk, gençlik dönemlerinde kendisini ilme adamış ve ilk olarak Arapçayı öğrenmiştir. Öğrendiği fıkıhla fazilet sahibi bir kişiliğe bürünmüş ve birçok hadis ezberlemiştir. Siyaset bilimi ve devlet işleri ilgisini çekince, Horasan’ın her yerini gezmiş ve buradaki devlet adamlarından bazılarının himayesine girmiştir.

Çağrı beyin (Sultan Alparslan’ın babası) işlerini yapan Ebu Ali Şadan’la Gazze’de tanışmış ve bu tanışma Nizam-ül-Mülkün hayatının belki de dönüm noktası olmuştur. Şadan’ın yanında özellikle itibarını arttırmış ve yetenekleriyle ön plana çıkmıştır. Ebu Ali’nin son dönemleri geldiğinde Melik’i Alparslan’a Nizam-ül-Mülk hakkında övgülerde bulundu. Bu övgüler karşısında Alparslan, ileri dönemlerdeki bazı devlet işlerini kendisine yaptırdı. İşte bu süreç, Nizam-ül-Mülkün Selçuklu devletinde tepe noktalara kadar giden yolculuğunu başlattı. Alparslan’ın sultan olurken, Nizam-ül-Mülkün etkisi de olmuştu. Bu nedenle, Alparslan’dan sonra sultan olan Melikşah zamanında da vezirlik görevini devam ettirdi.

Nizam-ül Mülk adı kendisine Abbasi halifesi olan Kaim Emirillah tarafından verilmiştir. Anlamı ise Devlet Düzenleyicisidir. Hükümdardan sonra en yetkili kişi Nizam-ül-Mülktü ve yaklaşık 2000 tane askeri vardı. Kendi çocukları ve akrabalarını otoritesini koruyabilmek için devletin değişik makamlarına getirdi. Kendi çevresinden başka kişilere imkân vermeyen bu tutumundan dolayı, çevresinde onun aleyhine olan muhalif bir grup oluştu. Diğer yandan, tüm bu olanlara rağmen Sultan Melikşah (sultan olmasında etkisi olduğu için) Nizam-ül-Mülke büyük saygı duyuyor ve ona “peder” diye hitapta bulunuyordu.

Nizam-ül-Mülk Kimdir

Nizam-ül-Mülk Nasıl Ölmüştür?

Merv eyaletinin yönetimine kendi oğlu Osman’ı tayin eden Nizam-ül-Mülkün bu hareketini kabullenemeyen Sultan, eyalete kendi adamı olan Kodan’ı atadı. Bu durum karşısında Osman, babasının itibarı ve gücüne de güvenerek Kodan’ı hapse attırdı. Olayın buraya kadar gelmesi, Melikşahın da sabrını taşırdı ve Nizam-ül-Mülkün haddini aştığını düşünerek ona bir mektup yazdı. Sultan Melikşah, Bağdat seferi nedeniyle yola çıktığı zaman (1092) kendisiyle birlikte Nizam-ül-Mülk, Tacül-Mülk ve Terken Hatun’da bulunuyordu. Nihavent’ e yakın bir yerde konaklayıp yemek yedikten sonra (iftar) Nizam-ül-Mülk kendi çadırına dönerken, bir fedai tarafından verilen dilekçeyi okumak için açmış ve tam bu sırada göğsünden bıçaklanarak kısa süre de vefat etmiştir. Nizam-ül-Mülk öldürüldüğü zaman 74 yaşındaydı ve cenazesi İsfahan’da bulunan Türbe-i Nizam’a gömüldü.

Yazıyı beğendiyseniz lütfen paylaşın!

Sitemize destek için yorum yapmayı unutmayın. BilgiBaba