Napolyon Kimdir, Neler Yapmıştır? Napolyon’un Hayatı

Napolyon Bonapart, 15 Ağustos 1769 tarihinde Fransa’nın Ajaccio kentinde doğmuş, Fransız devlet adamı ve askerdir. Ayrıca 1804-1814 yılları arasında ve 1815’de tekrar olmak üzere Fransa İmparatorudur. Napolyon, gerçekleştirdiği fetihlerle Avrupa’nın siyasi haritasını tamamen değiştirmiş, hukuk ve yönetim alanlarında yaptığı düzenlemelerle devrim sonrası Fransa’nın devlet yapısını şekillendirmiştir. Napolyon için uygun görülen sıfatlar (Zalim ve kurtarıcı, kanun yapıcı ve maceraperest, kanun kaçağı ve imparator) üzerine, Emil Ludwig (Alman yazar) şu açıklamayı yapmıştır; “Bu kadar kısa sürede hiçbir insan tüm bu sıfatlara sahip olmamıştır”.

Napolyon, Carlo Bonapart ve Marie Letizia Ramolino’nun ikinci oğulları olarak dünyaya geldi. Eğitimini Brienne’de yaptıktan sonra Paris’te bulunan bir askeri akademiye yazıldı. 1785 yılında topçu alayına katılan Napolyon, 1794 yılında ise İtalya’da bulunan topçu birliklerinin komutanı oldu. Paris’te bulunduğu dönemlerde Jakoben çevrelerle irtibat kurduğundan La Vendee kentine geri gönderilmek istendi, ancak bunu kabul etmeyen Napolyon görevinden uzaklaştırıldı. Paris’e dönmesinin ardından ise konvansiyona karşı başlatılan bir hareketi bastırabilmek için Lazare Carnot kuvvetlerine girdi. Bu olaylar kısa sürede gelişti ve sonuç olarak yeni bir anayasanın doğmasına neden oldu.

Napolyon Bonapart

Napolyon’un Askerlik ve İmparatorluk Dönemleri

1795 yılının Ekim ayında Fransa ordusunun başına geçen Napolyon, 1796’ da İtalya’da bulunan ordunun başkomutanı oldu. Nisan 1796’da İtalya’ya yaptığı ilk sefer, Napolyon’un şöhretini iyiden iyiye arttırdı. Onun stratejik bir ustalığın eseri sayılan bu sefer takdire değer bir başarıyla neticelendi. İmzalanan antlaşma sonucu (Carripo Formio) İtalya’ya Venedik bırakıldı ve karşılığında İyon adaları ile Belçika alındı. Napolyon’un bu siyasi olayıyla birlikte o dönemde Avrupa’nın en tutucu devleti olarak bilinen Avusturya, devrim cumhuriyetinin gücünü görmüş ve Fransız yönetimi İtalya’ya kabul ettirilmiştir.

Paris’e döndüğünde İngiltere’yi ele geçirmekle görevlendirilen Napolyon, bu ülkeye doğrudan saldırmak yerine, en önemli noktasına saldırmayı uygun gördü ve önce Mısır seferine çıktı. İngiliz donanmasını Akdeniz’de bozguna uğrattıktan sonra Malta’yı ele geçirdi ve 1798 yılında İskenderiye’ye girdi. Memlukleri Piramit Savaşı’nda yendi, fakat bu sırada İngiliz donanması Horatio Nelson’un emriyle Fransız donanmasına saldırdı ve gemilerini batırdı. İngiltere, bu başarıdan sonra Rusya, Osmanlı Devleti ve Avusturya ile Fransa’ya karşı birleşti. Bu olayın sonrasında ise Birleşik ordunun generali olan Alexander Suvorov (Rusya) Napolyon’un işgal ettiği toprakları geri aldı. 1799 yılında Suriye’ye giren Napolyon, Ahmed Paşa’nın savunması ve orduda yayılan bir hastalık nedeniyle önce Mısır’a, daha sonra ordusunu burada bırakıp gemiyle Fransa’ya gitti.

Napolyon Bonapart Kimdir

Fransa, 9 Kasım 1799 tarihinde hükümet darbesi sonucu yeni bir döneme girdi. Kısa bir süre sonra ise anayasada yapılan değişiklikler ile ülke yönetimi birkaç konsüle bırakıldı. Birinci konsül olan Napolyon, Fransa’nın tek hakimi oldu ve yeni reformlar gerçekleştirmeye çalıştı. Öncelikle devlet tarafından dağıtılan kredileri düzene soktu ve 1802 yılında Fransa bankasını kurdu. İdari olarak da bazı reformlar gerçekleştiren Napolyon, belediye başkanı ve valilerin siviller arasından seçilmesini sağladı. Bu dönemlerde İngiltere ve Avusturya orduları ise silahlarını hala bırakmamışlardı, bundan dolayı Napolyon 1800 yılında bir kez daha İtalya’ya gitti ve Milano’yu ele geçirdi. Bu olay ile Avusturya ordusu ikiye bölünmüşken, Napolyon bunlardan birini kuşatma altında tuttu ve diğerine saldırmaya devam etti. Saldırıların başarıyla sonuçlanması üzerine, Avusturya imparatoru İngiltere’yle olan antlaşmasını bozarak 1801 yılında Luneville barış antlaşmasını imzaladı.

Kısa bir sürede bütün Fransa’nın sevgisini kazanan Napolyon, farklı ülkelerde yaşayan Fransız vatandaşlarının ülkeye tekrar dönmelerini sağladı. 1804 yılında kendi adıyla çıkardığı Napolyon Kanunları, Fransa halkının da desteğini aldı. Yine aynı yıl Papa Pius tarafından Nötre Dame katedralinde taç takılan Napolyon, imparatorluğunu ilan etti. Bu imparatorluk birçok zafer kazandı, fakat Fransa içerisinde bazı memnuniyetsizliklerin ortaya çıkmasına, İngiliz donanmasının güçlenmesine ve ele geçirdiği devletlerde milliyetçilik akımın doğmasına neden oldu.  1812 yılında Rusya’ya giren Napolyon, asker kaçakları, Rusya’daki dondurucu soğuk ve yiyecek sorunu gibi nedenlerle ordu yönetimini Joachim Murat’a bıraktı. Paris’e döndükten sonra hükümetin kendisine karşı yaptığı darbeyi bastırarak yeni bir ordu kurdu. 1813 yılında Leipzig’de yenilgiye uğrayan Napolyon, 1814 yılında düşman kuvvetlerinin Paris’e girmesi sonucu görevinden ayrıldı ve sürgüne gönderildi (Elbe adası).

Napolyon Bonapart Biyografi

Napolyon’dan Sonra Fransa Yönetimi

Napolyon’un sürgün edilmesinden sonra Fransa yönetimi XVIII. Louis’e teslim edildi. Viyana kongresine katılım gösteren delege ve bakanlar Napolyon’un 7 Mart 1815 tarihinde kaçarak Paris’e geri döndüğünü ve halk tarafından sevgiyle karşılandığını haber aldılar. Bu dönüşünde de boş durmayan Napolyon, zaman geçirmeden bir ordu kurdu ve Belçika’ya saldırdı. Birkaç başarı kazanmış olsa da, İngiliz ve Prusya kuvvetleri tarafından büyük bir yenilgiye uğratıldı (Waterloo, 18 Haziran 1815). Bu yenilginin ardından tekrar Paris’e dönen Napolyon ikinci kez tahttan indirildi ve ABD’ye kaçmak istedi. Kaçma girişimi başarısız olduktan sonra İngilizlere teslim oldu. St. Helena (Atlantik) adasına götürülen Napolyon, son zamanlarını burada geçirdi ve hatıralarını kaleme aldı. 5 Mayıs 1821 tarihinde ölen Napolyon’un cenazesi tam 19 yıl sonra (1840) Paris’e getirildi ve cenazesi Invalides’e gömüldü. Napolyon’un uşağı tarafından zehirlendiğine dair görüşler bulunmaktadır.

Napolyon Nasıl Öldü?

Fransa İmparatoru Napolyon’un 1821 yılında mide kanserinden mi yoksa arsenikle zehirlenerek mi öldüğü hakkında birçok görüş ileri sürüldü. Bu tartışmalar, Napolyon’un ölümünden 179 yıl sonra tekrar alevlendi. Yapılan resmi açıklamaya göre 5 Mayıs 1821 tarihinde mide kanseri nedeniyle ölmüştü ve buna dair rapor Dr. Antom Marchi tarafından imzalanmıştı. İki tıp doktoru (Forshufwood ve Smith) 1961 yılında Napolyon’un ölümüyle ilgili bir açıklama yaptılar. Açıklamalarından önce ise dünyada birçok müzeyi gezmişler ve Napolyon’a ait saç kalıntısı olup olmadığını sormuşlar. Bu araştırmaları sonuç veren doktorlar, Napolyon’a ait bir tutam saç buldular ve üzerinde kimyasal bir analiz yaptılar. Ayrıca bu araştırmalara Wassen’de (İsveçli fizikçi) katıldı. Alüminyum silindire koydukları saç tellerini birkaç saat uranyum reaktöründe tuttular ve elde ettikleri sonuç gerçekten şaşırtıcı olmuştu. Napolyon’un saçlarındaki arsenik oranı, normalde olması gerekenden 13 kat daha fazlaydı. Bunun dışında arseniğin yavaş yavaş, ufak dozlar şeklinde verildiği de ortaya çıkmıştı.

Kanada’da bulunan Napolyon Derneği’nin başkanı Weider, 1995 yılında FBI’ın Napolyon’un saçlarında arsenik belirlediğini vurguladı. Tüm bunların yanında, Napolyon’un son günlerinde uykusuzluk, saç dökülmesi, sinirsel rahatsızlıklar ve ışığa karşı aşırı hassaslık gibi durumlarının olması, Weider’e göre onun içkisine azar azar katılan arseniğin eseridir. ABD’de bulunan başka bir derneğin başkanı Snibbe ise, kanıt olarak gösterilen saçların Napolyon’a ait olduğunun da kanıtlanması gerektiğini ifade etti. Ayrıca arsenikle zehirlenen bir kişide ayak derilerinin ve avuç içlerinin sertleşmesi gibi bir durum da görülmemiş. Snibbe, şuan hala Florida’da gömülen ve Napolyon’un akrabası olan bir cenazeden DNA örnekleri alabilmek için izin istiyor.

Napolyon Bonapart BilgiBaba

Napolyon’la ilgili olarak ortaya atılan bir iddianın, tarihin en büyük yalanlarından biri arasında olduğu da ileri sürülmüştür. Bu iddiaya göre, Napolyon’un tüm dünyayı yönetme kompleksi onun kısa boylu olmasından ileri geliyordu. Boyu hakkında yapılan tartışmanın ise eskiden Fransa’da kullanılan ölçü sisteminden kaynaklandığı belirtildi. İmparatorun 1.60 olarak belirtilen boyunun, “kralın adımları” olarak adlandırılan bir ölçü sistemiyle hesaplandığı ve bu rakamın günümüzdeki ölçü birimleriyle hesaplandığında aslında 1.80’in üzerinde olduğu açıklandı.

Yazıyı beğendiyseniz lütfen paylaşın!

Sitemize destek için yorum yapmayı unutmayın. BilgiBaba