Kangren Nedir, Kangren Hastalığının Sebepleri ve Belirtileri Nelerdir?

Kangren denildiği zaman akla ilk olarak gelen düşünce, kaybedilecek bir uzvun olacağıdır. Buna rağmen, kangrenin de bazı türleri vardır ve her kangren bu olumsuz durumu ortaya çıkarmaz. Kangren hastalığının da tedavisi mümkündür, fakat çoğu hastalıkta olduğu gibi bunda da erken müdahale zorunludur. Vücuttaki dokuları besleyen atardamarların, bazı sebeplerle tıkanması ya da yetersiz hale gelmesiyle hayati işlevlerini kaybetmesine Kangren denilmektedir.

Kangren Grupları Nelerdir?

Kuru Kangren; Bu kangrende kapkara bir renk alan bölge kuru halde olup, tıpkı bir mumyaya benzer. Bu tür kangrenler, atardamarın tıkanması nedeniyle olur. Hastalıklı bölge canlı bölgeden net şekilde ayrılık gösterir. Bu duruma damarkasyon hattı ya da atılma çizgisi denmektedir.

Yaş Kangren; Beslenmesi oldukça zayıflamış dokuların, sıyrık vasıtasıyla mikroplanması ya da kuru kangrenin enfeksiyona uğraması sonucunda Yaş kangren meydana gelir. Özellikle şeker hastalığının neden olduğu damar bozukları ile ortaya çıkan kangrenlerde görülür. Bunun nedeni, şeker hastalığında enfeksiyonlara karşı olan eğilimdir. İlgili enfeksiyon hızla ilerlediğinden, kangrenli bölgenin sağlam olan kısımları da kızarır, şişer ve bu bölgede su dolu kesecikler oluşur. Zararlı maddelerin kana bulaşmasıyla da, hastanın durumu kötüye gider. Kangren; kol, bacak, ince bağırsak ve apandisit bölgelerinde daha çok görülür. Bunun dışında, birçok doku ve organda da olabilir. Az da olsa, testisler, safra kesesi ve erkek cinsel organında da oluşabilir.

Gazlı Kangren; Bol kas tahribatının olduğu yaralara, oksijensiz yerde bulunan bakterilerin bulaşmasıyla Gazlı kangren meydana gelir ve müdahale edilmezse ölümle sonuçlanabilir. Daha çok savaş yaralarında, bakımsız ve kirli yaralarda oluşur. Hızla artan bakteriler gaz meydana getirir ve Clostridium perfringens bakterisi en tehlikeli olanıdır. Bu kangrende dokular gazla gerilir. En önemli belirtisi, kas üzerini örten zarların altında biriken aşırı gerilme ile şiddetli ağrıların ortaya çıkmasıdır.

Bir pensle derinin üstüne vurulduğunda davul sesi çıkar. Hastalığın daha da ilerlemesiyle, besleyici damarlar aşırı sıkışır ve deri üzerinde mavimsi lekeler oluşur. Bu duruma bağlı olarak da, böbrek yetmezliği ve ruhsal bozukluklar ortaya çıkar. Gazlı kangrende bulunan bakteriler, gerek elbiseler üzerinde ve gerekse toprakta olabilirler. Bu kangren türü genellikle kaslara kadar giden derin yaralarda ortaya çıkar. İlgili bölgelerin röntgeni çekildiğinde, gaz kabarcıkları görülüyorsa ilk düşünülmesi gereken şey, Gazlı kangren olabileceğidir. Enfeksiyon bir kez bulaşırsa, süratli olarak diğer sağlam dokulara ve kaslara doğru yayılabilir.

Kangren

Kangrenin Belirtileri Nelerdir?

Şayet bacak atardamarlarında bir hastalık varsa, kangren ortaya çıkabilir. Genellikle derideki hafif bir iltihapla veya hasarla başlayabilir. Kangrenin oluşmasıyla birlikte deride kızarma olur ve parlak bir görüntü ortaya çıkar. Üzerine bastırıldığında beyazlaşır, yeniden pembeleşmesi gerekirken bir süre beyaz olarak kalır. Daha sonra ilgili bölgenin rengi solar ve önce koyu kırmızı, saha sonra mor ve en son da siyaha dönüşür. Bacaklarda meydana gelen ciddi damar rahatsızlıklarında, önce iltihap oluşmaktadır. Bu iltihaptan sonra da kangren ortaya çıkar. Böyle bir durumda kan akışı azalır ve sonuç olarak; iltihapla savaşacak akyuvarlar da eksilmeler olur.

Kangrene Neden Olan Faktörler

  • Damar sertliği bölgesinde herhangi bir atardamar çevresinde pıhtı oluşursa, o damarın beslemekte olduğu organda kangren meydana gelir. Örneğin bacakta oluşursa, öncelikle şiddetli ağrı, solukluk ya da morarma, karıncalanma, bacağı oynatamama ve bacak altındaki damarlarda nabzın alınamaması ortaya çıkar. Bu durumun ardından da kuru ya da yaş kangren gelişmeye başlar.
  • Bazen bacakta bulunan büyük toplardamarlardan birisinin tıkanması sonucunda da kan dolaşımı güçleşir. Bacak şişmeye başlar ve bacağı besleyen atardamardaki kan ilerleyemez. Dolayısıyla da kangren gelişir.
  • Hasta bir kalp ile kan dolaşımına pıhtı atılabilir. Bu pıhtı normal görünen atardamarı tıkar (emboll). Sonuç olarak, ilgili damarın beslediği dokuda kangren oluşur.
  • Şeker hastalıkları da atardamarın bozulmasına ve tıkanarak kangren oluşumuna neden olur. Bu durum daha çok ayak parmaklarında görülmektedir.
  • Sempatik sinir sisteminin rahatsızlığı (raynaud), elleri besleyen atardamarlarda uzun süren kasılmalar oluşturur. Bu durum sıklıkla tekrarlarsa, parmaklarda simetrik şekilde küçük kangren odakları meydana gelir.
  • Sıklıkla çavdar ekmeği tüketenlerde, ergot kanseri denilen hastalık görülebilir. Çavdarda bulunan ergot maddeleri, vücudun uç kısımlarını besleyen atardamarları spazma uğratır ve kangrene yol açabilir. Bu duruma daha çok Rus steplerinde ve Akdeniz kıyılarında rastlanır.
  • Kemik kırılmaları ve darbe sonucunda, uzvu besleyen damar sıkışabilir ve yine kangren oluşabilir.
  • Atardamar rahatsızlıklarından bir tanesi olan Buerger hastalığında da kangrene sıkça rastlanır. Bu hastalık sigarayla doğrudan ilişkilidir. Sigara içen erkeklerin %90’ lık bir bölümünde bu durum yaşanabilir.
  • Bağırsak düğümlenmeleri, fıtık kapsamının fıtık boynu tarafından sıkıştırılması sonucunda da kangren oluşabilir. Akut apandisit ile birlikte, apandisitte kangren gelişebilir.
  • Aşırı soğuklarda meydana gelen don olayları da kangren nedenidir. Damar çeperindeki hücreleri zedeleyen don olayı, dokuya sıvının sızmasına ve kan dolaşımını engelleyen bir ödeme sebebiyet verir. İlgili kişi aşırı bir yanma hissi yaşar ve bir müddet sonra ağrı dinerek, dokuda balmumuna benzeyen bir görüntü ortaya çıkar.
  • Kangren türlerinden birisi de İatrojenik kangrenlerdir. Sağlık çalışanlarının bir hata sonucu neden olduğu hastalık türüdür Örneğin, kırık bir bacağın yanlış bir pozisyonda sıklıkla alçıya alınması gibi bir durum, kangrene neden olabilir.

Kangren Nasıl Tedavi Edilir?

Kangren tedavisi türüne göre değişiklik göstermektedir. Enfeksiyonlar sonucu oluşan kangrenlerde, antibiyotik ya da mikrop kırıcı maddelerle kangren serumları kullanılabilir. Süt çocuklarında meydana gelen kangrenlerde anında uygulanacak antibiyotik tedavisi, elektrolit ve su dengesi ile kan aktarımını yeniden düzenleyerek, yeniden canlandırma denilen kortizon tedavisi ile birleştirilir. Doku ölümüyle sonuçlanan yaraların, erken müdahale ile cerrahi girişime uğraması ve apselerin boşaltılması gerekir.

Kangren Tedavisi

Yatmaya bağlı olarak gelişen yaralar, ilk olarak önleyici tedavi gerektirir. Pudra sürme, yerel bakım, masajlar, günlük olarak kişinin yatış biçimini sıkça değiştirmek ve çarşafların değiştirilmesi gibi işlemlerde yapılmalıdır. Yaralar görüldüğünde hemen mikrop kırıcı maddeler, masaj, kurutucu çözeltiler ya da uygunsa morötesi ışınlarla tedavi edilmelidir. Daha ileri evrelerde bu tedavi, çok daha titiz olarak yapılmalıdır.

Kuyruk sokumu bölgesinde yatmaya bağlı olarak oluşan yaralarda, cerrahi müdahale ile deri yamaları konulur ve kangren iyileştirilebilir. Aynı şekilde, çıkarılması gereken uyluk kemiğinin iri kısmı için de cerrahi müdahale gerekir. İnfeksiyonun kuluçka dönemi genelde 1 ile 4 gün arasıdır. Bu süre 6 haftaya kadar da uzayabilir. Kuluçka döneminden sonra hastalık belirtileri ortaya çıkar. Yaralı bölgede yumuşama, ağrı, gevrekleşme, nabzın hızlanması, ödem, ateş düşmesi ve kusma gibi belirtiler meydana gelir.

Kangren olan kişinin yara bölgesine bastırıldığında, yaradan pis kokulu kahverengi bir sıvının aktığı ve kasların lifleştiği gözlemlenir. Özellikle gazlı kangrenin oluşmaması için bu tür yaralanmalarda belirli tedavi yöntemleri yapılmalıdır. Öncelikle yaralı bölgedeki ölü dokuların tamamı kesilerek çıkarılmalı, yara iyi bir şekilde temizlenmeli ve pansuman yapılmalı, sıklıkla oksijenli su ile yıkanmalıdır. Başka bir uygulama ise, gazlı kangren serumunun 20.000 ünite verilmesidir. Tüm bu tedavi yöntemleri zamanında, yeterli ve doğru bir şekilde yapılırsa, kangren oluşumu engellenebilir.

Yazıyı beğendiyseniz lütfen paylaşın!

Sitemize destek için yorum yapmayı unutmayın. BilgiBaba