Erkeklerde Cinsel İsteksizlik Neden Olur, Çözümleri Nelerdir?

Cinsel isteksizlik; tekrarlayan bir biçimde ya da sürekli olarak, cinsel etkinliklerin ve cinsel fantezide bulunma isteğinin hiç olmaması (veya az olması) durumudur. Klinisyen tarafından kişinin yaşam koşulları ve yaşı gibi, cinsel işlevselliğe etki eden nedenler göz önünde bulundurulur ve cinsel isteğin olmadığı ya da azaldığı yargısına varılır. Cinsel isteksizlik veya bozukluk, kişiler arası ilişkilerde zorluklara ya da belirli sıkıntılara yol açar.

Erkekte cinsel işlev bozukluğu, cinsel yaşamın tamamına yayılmış olabilir veya bazı durumlarla ilgili olabilir. Örneğin hasta, eşiyle cinsel ilişki isteği duymamasına rağmen mastürbasyon yapabilir. Genellikle cinsel etkileşimi başlatmaz veya eşi tarafından başlatıldığında vazife gibi kabul eder ve gönülsüzce eşine katılabilir.

Erkeklerde Cinsel İsteksizliğin Nedenleri Nelerdir?

Erkekte cinsel isteksizlik değişik nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilir. Bu nedenleri psikolojik ve biyolojik olarak ikiye ayırmak mümkündür.

Erkeklerde Cinsel İsteksizliğin Psikolojik Nedenleri:

1-) Şizoid kişilik bozuklukları: Anneleriyle bebeklik dönemlerinde yakın bir fiziksel veya duygusal ilişki içerisinde olamayan erkekler, bir kadına karşı yakınlık duyamayabilir ve ilişki isteği olmayabilir. Bu tür erkekler kendi kendilerine cinsel etkinliklerde bulunmalarına rağmen, bir eşle cinsel ilişki arzusu duymayabilirler. Örneğin, mastürbasyon yapmasına karşın eşiyle ilişkiye girmek konusunda isteksiz olabilir. Bazı erkekler eşleri evde yokken veya yan odada uyurken erotik film izleyerek eşlerinin cinsel ilişki isteğinden kaçarlar.

2-) Bağımlı, depresif kişilikler: Annelerine aşırı bağımlılık duyan erkekler, eşleriyle cinsel olmayan yakınlık kurabilmelerine rağmen, cinsel ilişkide bulunmak istemeyebilirler. Hem eşlerine hem de annelerine çok fazla bağımlı olan bu tür erkekler, ilişkide şefkat ve destek arayışı içinde olurlar. Ayrıca erişkinliğin gerektirdiği cinsel yakınlıktan da kaçınırlar.

Erkekte Cinsel İsteksizlik

3-) Eşcinsellik: Erkeklerin bazıları eşcinsel olmalarına rağmen, bunu bilerek evlenirler ya da kadınlarla ilişki kurabilirler. Çevresine karşı kamufle olma amacıyla veya aile fertlerinden saklama arzusuyla böyle bir yaşam biçimini seçen bir erkek, erken yaşlarda fiziksel uyarıların etkileriyle bir kadınla ilişki kurabilir. Ancak bu tür erkekler eşleriyle birlikte olurken dışarıdan bir erkeği düşünerek haz alabilirler. Bir süre sonra da kadınlara karşı cinsel ilişki sürdürme isteği ortadan kalkar.

4-) Cinsel kaçınmalar: Kadınlarda olabileceği gibi erkeklerde de cinsel ilişkinin bazı yönlerinden rahatsızlık duyulması söz konusu olabilir. Erkeklerin bazıları eşlerinin herhangi bir yerinden, hastalığından ya da akıntılarından rahatsız olabilir ve bu nedenlerden dolayı cinsel ilişkiden kaçınabilir.

5-) Psikiyatrik sorunlar: Depresyon başta olmak üzere, pek çok psikiyatrik sorunlar cinsel isteği azaltır ya da tamamen ortadan kaldırır. Cinsel isteksizliğe neden olabilecek psikiyatrik rahatsızlıkların bazıları şunlardır; obsesif-kompülsif bozukluk, panik atak, gelişmiş anksiyete bozukluğu, travma sonrası stres bozuklukları ve anksiyetenin geliştiği dönemlerde ortaya çıkan şizofreni.

6-) Yaş veya çekicilikle ilgili sorunlar: Erkekler kadınlara nazaran cinsel çekiciliklerini kaybetme endişesini daha az yaşarlar. Ancak bazı erkekler, yaşlarının ilerlemesiyle cinsel performanslarının azalacağını düşünürler ve cinsel ilişkiden kaçabilirler.

7-) Kadınlara karşı ilgi kaybı: İlişkinin ilerleyen zamanlarında eşlerini bir anne gibi görmeye başlayan erkekler, sırf fiziksel olarak değişime uğradıkları için eşlerine karşı cinsel istek duymayabilirler. Bilhassa eşleri genç bir kadın olmaktan çıktığında veya çocuk sahibi olunduktan sonra, eşine karşı cinsel isteği azalan erkek sayısı oldukça fazladır.


8-) Yakınlık sorunları: Narsistik, obsesif ve şizoid karakter patolojisi ciddi olan erkeklerde, ilişkinin başlangıç zamanlarında cinsel isteksizlik olmasa bile, bağlılık ve yakınlık geliştiği zaman ilişkiden uzaklaşma arzusunun bir yansıması olarak, cinsel isteksizlik sorunu ortaya çıkabilir.

9-) Evlilik çatışmaları: Erkekler, tıpkı kadınlarda olduğu gibi ilişki sorunlarına veya evlilik çatışmalarına cinsel isteksizlikle karşılık verebilirler. Bilhassa kırgınlık ve kızgınlık duyguları, karşı cinsle haz paylaşma arzusunu azaltır. Evlilik sorunları kimi zaman anksiyete bozukluklarına ve depresyona neden olduğu için cinsel isteği de bozabilir.

Erkeklerde Cinsel İsteksizliğin Biyolojik Nedenleri:

Enfarktüs, koroner yetmezlik, cinsellik hormonlarının az olması, böbrek üstü bezlerinde sorun, tiroid hormonlarının artması ya da azalması, beyin kanamaları ve epilepsi gibi hastalıklar cinsel isteksizliğe neden olabilirler. Cinsel hormonların az oluşu cinsel isteksizliğe yol açabilirken, fazla olması cinsel isteği arttırmaz. Bunların dışında lityum, depresyon ilaçları, psikoz tedavisinde alınan ilaçların bazıları ve tansiyon ilaçları cinsel isteksizliğe neden olabilmektedir.

Erkekte Cinsel İsteksizlik Nedenleri

Erkeklerde Cinsel İsteksizliğin Tedavisi Mümkün müdür?

Erkeklerde cinsel isteksizlik sorunu, ilerleyen dönemlerde bir evlilik problemi haline gelmektedir. Ayrıca kronik mutsuzluklara, özgüven eksikliğine ve konsantrasyon azalmalarına da yol açabilmektedir. Bundan dolayı en kısa sürede tedaviye başlanmalıdır. İlaç (medikal) desteği ve modern cinsel terapiler ile erkeklerdeki cinsel isteksizlik sorununun tedavisi mümkündür. Doğru ve düzenli bir terapi sürecinin sonrasında cinsel isteksizlik problemi ortadan kalkacak ve mutlu, kaliteli bir cinsel yaşama tekrar geçiş yapılabilecektir. Cinsel isteksizlik tedavisinin başarılı olmasında, ürolojik değerlendirmenin ardından terapistin deneyimleri ve bilgisi oldukça önemlidir.

Erkeklerde Cinsel İsteksizliğin Çözümleri Nelerdir?

Fiziksel sorunlara bağlı olan cinsel isteksizlikler için, soruna yol açan faktörlerin çözüme kavuşturulması gerekir. Bunun için öncelikle bir bevliye uzmanı (ürolog) tarafından bazı testlerin ve muayenelerin yapılması şarttır. Cinsel isteksizlik problemi fiziksel (organik) kökenli ise, ilaç tedavileri ön planda olmaktadır. Bilhassa hormon takviyeleri uygulanarak başarılı sonuçlar elde edilebilir.

Psikolojik nedenlerden kaynaklanan cinsel isteksizlik için bilişsel ve davranışsal cinsel terapi teknikleri, gerekli hallerde aile terapileri ve dinamik terapiler uygulanmaktadır. Terapi ile tedavi süreleri ortalama olarak 15 seans sürmektedir, ancak kişinin durumuna göre birkaç ayı da bulabilir. Öncelikle hastanın cinsel isteksizlik öyküsü alınır. Daha sonra soruna neden olan etmenler gözden geçirilir ve kişinin bu hususlarda farkındalık sahibi olması sağlanır.

Cinsel terapiler esnasında, hastanın eksik ve yanlış cinsellik düşüncelerinin yeniden yapılandırılmasını sağlayan bilişsel terapi önemli yer tutar. Bunun yanında çiftlerin sorunu çözmelerine yönelik olarak verilen egzersiz çalışmaları ve ev ödevleri, terapinin davranışsal terapi aşamasını oluşturur. Tiksinme ve istek bozukluğu gibi durumlarda nedenin çözülmesini hedefleyen, dinamik yönelimli terapi daha iyi sonuç verir. Cinsel isteksizliğin tedavisinde, nedenlere yönelik olan çözümler daha çok önem kazanmaktadır. Bu tedavide çiftin iletişimlerinin arttırılması, cinsel arzularını daha iyi ifade edebilmelerinin sağlanması ve cinsel isteği önleyen nedenlerin bulunup yok edilmesi amaçlanır.

Nispeten daha yüzeyde ve güncel bir etkene karşı gelişen tiksinme veya cinsel istek sorunlarında, uyarlanmış cinsel terapi teknikleri işe yarayabilir. Kronik, daha erken dönemlere ait ve yaşam boyu özellik gösteren nedenlerden dolayı kaynaklanan etmenler söz konusu ise, hastalığın ağırlığına göre uzun süreli psikanalitik terapiler tercih edilebilir.

Erkekte Cinsel İsteksizlik Tedavisi

Evlilik çatışmaları, dini inançlar, yaş veya çekicilikle ilgili kuruntular, cinsel fobiler, yakınlık sorunları, pasif agresif eş, cinsel beceri eksikliği gibi sekonder gelişen cinsel isteksizlikler için öncelikli olarak “seks terapisi” tercih edilmelidir. Kişilik sorunları, cinsel istek bozukluğu, yönelim veya cinsel kimlik problemleri, kaçınmalar ve cinsel fobiler ile cinsel dürtüler üzerinde kontrolü kaybetme endişesine bağlı ise dinamik yönelimli terapi daha uygundur. Bu iki terapiyle olumlu sonuç alınamayan durumlarda, ciddi kişilik bozuklukları, cinsel kimlik ve yönelim rahatsızlıklarında ise uzun süreli psikanalitik terapiler olumlu sonuç verebilir.

İlginizi çekebilir

Vajina Nedir?

Geciktirici Bitkiler, Erken Boşalma Doğal Çözümleri ve Yöntemleri Nelerdir?

Yazıyı beğendiyseniz lütfen paylaşın!

Sitemize destek için yorum yapmayı unutmayın. BilgiBaba