Ekonometri Nedir, Ekonometrinin Diğer Bölümlerden Farkları Nelerdir?

Ekonometri ile ilgili özellikle internette birçok anlamsız ve abes yorumlar bulunmaktadır. “Ekonometri okuyarak kendinizi harcamayın, oradan mezun olan herkes aynı işleri yapıyor” gibi manasız yorumlar, bu bölümü bitiren kişilere fazlasıyla tuhaf geliyor. Bu bölüm özellikle öğrenme konusunda idealist olan gençler için kesinlikle doğru bir tercih olarak görülebilir. En basit anlatımla Ekonometri; İktisadın gerçek bir bilim olma yolunda atmış olduğu ilk adımdır. Tabii bunu açıklamadan önce de, Matematiğin önemine göz atmak gerekir.

Ekonometri ne yaptı ya da ne yapar? Ekonometrinin ortaya çıkmasıyla beraber, birçok İktisatçı önceleri baya endişe etmişlerdir. Bunun nedeni ise, fikirlerin artık test edilebilecek olmasıydı. Mesela herhangi bir İktisatçı, artık mantıksal önermeleri birbirine ilişkilendirerek “bana göre fiyat yükselirse talep de düşer” şeklinde bir cümle kuramaz oldu. Bu sayede, artık İktisadi düşüncelerin deneyleri yapılabiliyor. Hiçbir politika önerisi ya da İktisadi fikir, matematiksel olarak modellenmediği veya ekonometrik olarak çalışması yapılmadığı takdirde artık kabul görmüyor.

Ekonometri

Ekonometri zor olabilir, fakat bir devrimin şahidi olmak ya da sosyal ve iktisadi gelişmelerin gerçek nedenlerini bilmek istiyorsanız, Matematiği hayatınıza sokmalı ve evrensel doğruluktaki fikirleri bulmalısınız. Bu konularda idealistseniz, o zaman Ekonometri yazmanız gerekmektedir. Özellikle Sanayii devriminin ardından gelişen Dünya’da İktisat denilen bir kavram ortaya çıktı ve bununla birlikte gelen Kapitalizm düşüncesi kendini tüm dünyaya kabul ettirmeye başladı. Sosyal Bilimlerde ilk defa Matematik kullanan insanlar, 1969 yılında ilk kez verilen Nobel İktisat Ödülünün de sahibi olmuşlardır. Bunun devamı olarak, Nobel iktisat Ödüllerinin çoğunu bu bilimle uğraşan insanlar aldı. Norveçli İktisatçı Ragnar Frisch tarafından kurulan Ekonometri, birçok kişi tarafından bilimde yapılan bir devrim olarak kabul edilmektedir.

Matematik kullanan bilimlerin neler olduğunu insanlara sorarsanız, birçoğunun vereceği cevap, orta öğretimde görülen Kimya, Fizik ya da Coğrafya gibi bilimler şeklinde olacaktır. Burada komik olan durum, tüm bu bilimlerin aslında birer Doğa Bilimi olduğudur. Coğrafya gibi bir dersin hala sözel kategoride olduğu, tuhaf bir eğitim sisteminde öğretilen şey maalesef ki budur! Neyse ki Kimya, Biyoloji ve Fizik gibi bilimler konusunda yanılmıyorlar.

Peki, neden bu bilimlerde Matematik kullanılıyor ya da Matematiğe ne gerek var? Bu sorunun en güzel cevabı, Matematiğin temel bir bilim olduğudur. Bu bilimler, diğerlerinin daha iyi geliştirilebilmesi ve açıklanabilmesi için kullanılırlar. Örneğin Matematik olmasaydı, bugün ne Einstein’ı ne de Newton’u anlayabilirdik. Newton “Ey insanlar ben gördüm, kütlesi olan 2 cisim birbirini çekiyor ve hatta teleskopla baktım, bu cisimler uzayda birbiri etrafında yumurta şekline benzeyen yörüngeler çizip geziyorlar” şeklinde bir cümle kurmuş olsaydı bu bilimsel bir şey olur muydu? Tabii ki hayır! İşte bu ve bunun gibi söylemler yerine, düşüncesi ve dili ne olursa olsun, her insanın anlayabileceği güvenilir ve değişmez bir dile ihtiyaç vardı. İşte bul dil, Matematik olmuştur.

Ekonometri Nedir

Sonuç olarak Matematik bir bilim dilidir. Çünkü dünyanın her yerinde 2+2 = 4’dür. Buna rağmen Kimya, Fizik ya da Biyoloji gibi diğer bilimlerde var olan bilgiler sürekli değişebilir (Newton’un Einstein tarafından Görecelilik Teorisiyle yıkılması gibi). Einstein bu teoriyi matematik ile anlatarak bütün dünyaya kabul ettirmiştir. Günümüzde çoğu orta öğretim öğrencisi Türev-İntegral kuralını keşfedenlerden birinin Newton olduğunu hala bilemez. Newton, eliptik ve eğrisel yörüngeleri ispat etmek için bu kavramları bulmalıydı ve buldu. Ekonometri ve Matematiğin önemini anlamanızı dileriz.

Yazıyı beğendiyseniz lütfen paylaşın!