Adolf Hitler ve Yahudi Soykırımı Hakkındaki Gerçekler

2. Dünya savaşı sırasında, Hitler önderliğindeki Nazi Almanya’sının Yahudilere karşı sistemli olarak gerçekleştirdiği katliama “Holokost” (Yahudi Soykırımı) denmektedir. Bu dönemde, Avrupa’nın işgal altında olan birçok ülkesindeki insanlar köleleştirildi ve toplama kamplarına koyuldu. Naziler, özellikle korku ve terör vasıtasıyla kendi kurallarını koyuyorlardı. Hapis, işkence ve konsantrasyon kampları, Hitler’in Yeni Emir olarak belirlediği fikrin bir parçasıydı. Polonya’da bulunan entelektüeller ve papazlar tutuklanarak öldürüldü.

Çoğu kilise ve okul kapatılarak, Rusya’da bulunan siyasi kişiler birden idam edildi ve savaşta tutsak edilen askerler konsantrasyon kamplarına götürüldü. Yaklaşık 5,5 milyon Rus savaş esirini alan Almanya, bunların 3,5 milyon kadarını öldürdü. Yahudi sorununun son çözümü olarak bilinen genişleme görevi, 1942 yılının Ocak ayında yapılan bir konferans ile masaya yatırıldı. Wannsee Protokol’ünün sonucu olarak, Avrupa’da ki Yahudilerin imha edilmesi yönündeki sorumluluğun bir kısmı Himmler’in SS’ sine (Hitler’in kişisel korumalığını sağlamak için kurulan birlikler) verildi. SS ise verilen bu görevi bürokratik yeterlilik ve fanatizmle kabul etti.

Yahudiler eşitlik, neden, tolerans, birey olmak ve özgürlük gibi hak ve hürriyetlerden yoksun edilmişti. Yahudiler bu dönemde herhangi bir kültüre de sahip değillerdi. Almanya’da doğmuş olsalar bile, onlar halktan biri olarak kabul görmüyorlardı. SS ise bu görevi ağzını sulandırarak ve işin tadını çıkararak yaptı. Çok önemli ve büyük bir iş yaptıklarını sanarak, kendilerini Almanya’nın en şanlı tarihini yazan idealistlermiş gibi gösteriyorlardı.

Yahudi Soykırımı

Rusya’da bulunan SS özel ekibi (Einsatzgruppen olarak adlandırılır) tamamen soykırım için eğitilmişlerdi. Ele geçirdikleri kasabalara girerek Yahudi kadınlarını, erkekleri ve çocuklarını bir araya getiriyor ve onları topluca kurşuna diziyorlardı. Bu olayların sonucu olarak, 2 milyon kadar Rus Yahudi’si öldürülmüştür. Adolf Hitler tarafından Polonya’da kurulan ve Yahudilerin özel yaşam bölgesi olan yerde yaklaşık 3,5 milyon Yahudi zorla tutuldu ve geri kalanlarda nüfustan bütünüyle izole edildi.

Toplama Kamplarındaki Soykırım Gerçekleri

Nazilerin son çözümü gerçekleştirmek adına, konsantrasyon kamplarını kullanmaya başladıkları tüm dünya tarafından biliniyor. Bu kampların kullanım amacı, politik mahkumları toplamaktı. Avrupa’nın hemen her yerinde yaşayan Yahudiler, yeniden yerleştirme bahanesi ile kitleler halinde bir araya getirildi. Yahudiler, SS’ nin ne yapmak istediklerini (imha edilmek) bilseler bile, insanlığa karşı yapılacak bu suçun 20. Yüzyıl’da hiçbir ülke tarafından kabul edilmeyeceğini düşünüyorlardı. Yine bu dönemdeki Yahudiler, sığır araçlarında taşındı ve aşağı ırkta olanlar ise aç, susuz kalarak seyahat etti. Kampa gelip gözlerini açtıklarında da kendilerini gerçek dışı bir dünyanın içerisinde buluyorlardı.

Auschwitz’in komutanlığını yapan Rudolf Hoess, yapılanları şöyle anlatıyor;

“Tahminime göre 2,5 milyon kişi idam edildi ya da gaz verilip yakılarak öldürüldü. Bunun dışında en az yarım milyon insanda açlık ve hastalığa tahammül edemeyerek hayatını kaybetti. Böylece toplam ölü sayısı yaklaşık 3 milyona ulaştı. Bu rakam Auschwitz’e tutsak olarak gönderilen insanların yaklaşık yüzde 70 veya 80’ine tekabül ediyor. Geriye kalanlar seçilerek köle işçi yapıldı ve konsantrasyon kampında çalıştırıldı.

Yahudi probleminin son çözümü gerçekte Avrupa’da yaşayan bütün Yahudilerin imhası demekti. Ben, 1941 Haziran ayında Auschwitz’de idam hareketlerini gerçekleştirmek için göreve getirildim. İnsanları ölüm odalarında öldürmek, klimatik şartlara göre 3 ile 15 dakika arasında bir süre alıyor. İnsanların hayatlarını kaybettiğini, çığlıkları bittiğinde anlıyorduk. Çoğu zaman kapıyı açarak ölü insanları dışarıya çıkarmadan önce yaklaşık 1 veya 1,5 buçuk saat kadar beklerdik. Cesetler götürüldükten sonra, bizimle çalışan özel komandolar ölülerden altın dişleri ve yüzükleri toplarlardı.

Kurbanları şu şekilde seçiyorduk; çalışmaya müsait olan esirler kamplara gönderiliyor kalanlar ise, zaman geçirmeden idamların yapıldığı yerlere aktarılıyordu. Henüz ergenliğe erişmemiş çocuklar bile sorgusuzca idam edilirlerdi, çünkü yaşları sebebiyle çalışacak durumda değillerdi. Kurbanların, bitlerden temizlenme aşamasından geçeceklerine inanmaları için gayret gösteriyorduk. Buna rağmen bizim gerçek amacımızı anlıyorlardı ve bundan dolayı kimi zaman ayaklanmalara aruz kalarak güçlükler yaşıyorduk. Kadınlar çocuklarını elbiselerin altına saklıyorlardı, fakat onları bulunca hemen imha edilmeleri için gönderiyorduk.”

Yahudi Soykırımı Gerçeği

Ölüm merkezinden bile daha fazlasıydı, Auschwitz denilen yer! O dönemlerde kimyasal kartelin gelişmesini Yahudilerle ve diğer kölelerle sağlamışlardır. Kamplar daha sonradan işçi-köle yığınağına dönüştürüldü. Başlarda SS’ ler bu kamplarda kurdukları yerlerde esirleri çalıştırıyorlardı. Savaş başladığında da bu işçileri Alman sanayicilerine kiralıyorlardı. IG-Farben denilen kimya karteli (faşizmin en büyük destekçilerinden) Auschwitz’e yakın bir yerde lastik ve boya fabrikası kurdu. Orta Almanya’da ise, Dora-Mittelbau olarak adlandırılan kamp bazı fabrikaların hizmetine açıldı. Buchenwald’da 133 ve Dachau’da 168 tane çalışma kampı yapıldı. Bu işçi kamplarında yapılan vahşet ve insanlık dışı eylem, diğerlerinkinden farklı değildi.

Esirlerin emeğine ait olan rakamlar; Ocak 1943’ de silah sektörü için 60.837 ve aynı yıl Kasım ayında ise 537.000 işgünüydü. Himmler’ in en önemli ve gözde firması IG-Farben’di. Bu firma ayrıca, Monowice’de bulunan bir kampın yakınına sentetik petrol fabrikası kurdu. Buradaki fabrikalarda çalışan bir doktor, ortamı şöyle açıklıyor; “Çalışma şartlarına bir kişi ancak 3-4 gün katlanabilirdi. Ben Doktor olduğu için daha rahat bir ortada çalışıyordum. Günlük olarak yaklaşık 500 hasta geliyordu. İş esnasında dehşet verici dayaklar atılıyor, her gün 10 kadar insan ölü ya da yarı-ölü hale getiriliyordu.”

Bu fabrika ve kamplarda, çalışamayacak duruma gelen insanlar direk gaz odasına götürülüyordu. IG-Farben’in iş yerlerinde 3 yıl içinde yaklaşık 30 bin kişi öldü. Esirler, bu fabrikalarda ölüme neden olabilecek Cyclon-B gazı da üretiyorlardı. Tüm işçiler tolerans tanınmadan ve çok süratli şekilde çalıştılar. Bu durumdan dolayı Almanya, o zamanlar çok fazla sayıda işçi kaynağına sahipti.

Asıl ırkın seçkin üyelerine, Auschwitz tarafından Nazi ideolojisine ait olarak hareket etme özgürlüğü de verilmiştir. SS; sopayla dövülen, hamile, köpek tarafından saldırıya uğramış, saçlarından sürüklenen ve canlı canlı fırınlara atılan kadınlarla dalga geçip eğlenirdi. Sistematik olarak tutsakları aşırı derecede çalıştırdılar, dövdüler veya açlıktan öldürdüler. Bu esirleri pislik içerisinde yatırarak, neredeyse 3 kişinin yatabileceği yerde 10 kişiyi bir arada uyuttular. Bu insanlık dışı davranışın nedeni, orada bulunan insanların şeref ve haysiyetlerini yok etmekti. Bu sayede Naziler, Yahudilerin aşağılık bir ırk olduklarını gösterebileceklerdi. Günler veya haftalar sonra açlıktan ölen, harap olmuş, dövülmüş ya da hastalıklı insanlar gaz odalarına götürüldü.

Yahudi Soykırımı

Yaklaşık 3000 yıldan beri süregelen, Yahudilerin kin ve düşmanlığa maruz kaldıkları bir durum mevcut. Yunanlılar, Ortaçağ Hristiyanları, Romalılar ve hatta Mısırlılar, Yahudiler’ e yaşadıkları topluma ait olmayan kişiler olarak baktılar.

Yahudi soykırımıyla alakalı olan tek özgünlük, bu amacı seyreden zalimlik ve fanatiklikti. Bu soykırım ve vahşet, Nazilerin saf ırk emellerinin bir sonucu olarak ortaya çıktı. Naziler, bürokratik sistemi ve modern teknolojiyi kullanarak en az 6 milyon Yahudi’yi katlettiler. Bu rakam Avrupa’da bulunan Yahudi nüfusunun yaklaşık %65’i kadardır. 6 milyon insanın 1,5 milyon kadarı çocuktu ve Yahudi olmayan 6-7 milyon kadar insan da imha edilmişti.

İlginizi çekebilir:  Adolf Hitler Kimdir? Dünyanın Gelmiş Geçmiş En Ünlü Diktatörün Biyografisi

Yazıyı beğendiyseniz lütfen paylaşın!

0 Yorum - Yorum Yaz

Sitemize destek için yorum yapmayı unutmayın. BilgiBaba

Yorum Yap