Adolf Hitler Kimdir? Dünyanın Gelmiş Geçmiş En Ünlü Diktatörün Biyografisi

Soykırımcı Diktatör: Adolf Hitler

Tarih, sadece yaşanan olayları ve o olaylar arasındaki sebep sonuç ilişkisini kaydetmez. Bunun ötesinde tarih, tarih sahnesinde kendini göstermiş askerleri, liderleri, politikacıları ve onların tarihin başka türlü bir seyirde ilerlemesine sebep olan kararlarını ve yaptıklarını da içerir. Dünyanın gelmiş geçmiş en çok tanınan liderlerinden biri de Adolf Hitler’dir. Nasyonalist Sosyalist Alman İşçi Partisi adı altında örgütlenerek Almanya idaresine seçildiği 1934 yılından ölümüne kadar (1945) Almanya Cumhurbaşkanı olarak görev yapmıştır. İntihar ederek yaşamına son verdiği bu dönem aralığında kendisinin öncülüğünde benimsenen Alman ırkının diğer ırklara karşın üstün olduğu fikri ve Almanca konuşan herkesi tek bir devlet altında toplama amacından dolayı II. Dünya Savaşı sıralarında milyonlarca insanın ölümüne yol açmıştır.

Çoğunluğu Yahudi olan bu insanların bir kısmı da farklı azınlıktaki diğer insanlardan oluşuyordu. Gerçekleştirdiği katliamlar, öldürülen insan topluluklarının tamamen ortadan kaldırılmasını içerdiği için tam bir soykırım örneği taşımaktadır. Sebep olduğu tüm bu olaylar nedeniyle Adolf Hitler, insan topluluklarını tek bir fikre inandırma açısından tarihin gördüğü en büyük liderlerden; gerçekleştirdiği katliam ve soykırımlarla tarihteki en büyük diktatör ve soykırımcılardan biri olarak anılmaktadır.

Adolf Hitler

Bir Diktatör Yaratmak

20 Nisan 1889 tarihinde doğan Adolf Hitler, Almanya’nın liderliğini yapması ve Almanya’yı diğer ırklardan üstün tutan fikrinin aksine Avusturya doğumludur. Avusturya vatandaşı olarak doğduktan sonra 1925’te Avusturya vatandaşlığından çıkarılınca Almanya vatandaşı olmuştur. O sıralar Avusturya – Macaristan İmparatorluğu adı altında olan devlette dünyaya gelen Hitler, gümrük memuru olan babasının gerçekleştirdiği bir akraba evliliği sonucu altı çocuklu bir ailenin dördüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. Adolf ismi eski Almancada “asil kurt” anlamına gelmekteydi. Etkin olduğu 1920’lerde “Wolf” takma adını da kullanmaya başlayan Hitler’in, bu takma adı savaş sırasında işgal ettiği pek çok bölgenin isminde yerleşmiştir.

İlk eğitimini doğduğu kasaba olan Avusturya’nın Branau kasabasında alan Hitler, orta öğrenimini de Linz şehrinde tamamladı. Bu yıllar içinde sanata duyduğu ilgiden dolayı eğitim hayatında başarısızlıklarla karşılaştı. Hitler’in memur olmasını isteyen babası Hitler on üç yaşında iken tüberkülozdan dolayı hayatını kaybetti. Yine beş yıl sonra Hitler en yakını annesini kaybetti. Bu yıllara dair tarih dersleri dışında hiçbir dersi sevmediğini belirtmiştir. Milliyetçilik duygusunun temellerini bu yıllarda attı. Arkadaşları arasında konuşması ve tavrı nedeniyle lider konumuna geçmesi de kendisinin ilerleyen yıllarda benzer görevlerde bulunacağına işaret ediyordu. Hitler, eğitimini maddi sorunlardan dolayı bırakmış ve tekrar geri dönmemiştir.

Antisemitizm ve Adolf Hitler                                                                                                                   

Okulu bırakmasının ardından işçi olarak çalışıp geçimini sağlayan Hitler, çizimlerine ve resimlerine de aynı zamanda devam ediyordu. Bu sıralarda okuduğu kitaplardaki Yahudilik dinine, ırkına, milletine ve kültürüne düşmanlık içeren Antisemitizm ideolojisine yakınlık duymaya başladı. Özellikle sanat alanındaki yapıtlarda ve iş hayatında Yahudiliğe ait her şeyin abartıldığını düşünmesi bu fikre bağlılığının artmasında etkili oldu. Okuldan ayrıldıktan sonra Viyana Güzel Sanatlar Akademisi’ne girebilmek için yaptığı başvuruların reddedilmesi de bu fikrinin oluşmasında etkiye sahip olaylardan biri oldu. Bir yıl arayla yaptığı iki başvuru reddedilince Hitler, evsizler yurduna yerleşti. Kendi çizdiği resimleri satarak bu yıllarda geçimini sağlayan Hitler, Viyana’daki bu yıllarında şehrin nüfusunun büyük bir bölümünü Yahudilerin oluşturmasından dolayı da antisemitist düşünceleri kuvvetlendi. Antisemitizm ideolojisine yaptığı katkılarla dönemin en önemli isimleri olan Liebenfels, Karl Lueger ve Almancı Georg Ritter von Schönerer’den etkilendi.

Adolf Hitler'in Münih Yılları ve Askeri Hayatı

Almanya sınırları içerisinde yaşama hayalleri kuran Hitler, 1912 yılında Almanya’ya geldi. Hayranı olduğu Münih’te mimari ve bilimle olan ilişkisi de hızla artmaya başladı. Alman sanatı konusundaki derin fikirlerine de bu şehirde karşılaştığı estetik sayesinde ulaşmıştır. Yahudilerin, saf Alman ırkının düşmanı olduğu fikrini artık iyice benimseyen Hitler, Yahudileri Avusturya’daki krizden ve Alman İmparatorluğu’nda ortaya çıkan ekonomik problemlerden sorumlu tutmuştur. Diktatörlüğe olan ilgisi ise yine bu yıllarda takip ettiği Avusturya – Macaristan İmparatorluğu parlamentosunda yaşanan verimsiz oturumların sonucu olarak artmıştır. Münih’te olduğu sıralarda Avusturya ordusundaki askerlik görevinden kaçsa da ordu tarafından yakalanmıştır. Askerlik için fiziksel açıdan uygun görülmeyen Hitler’in askerden kaçmak için verdiği savunma da askerlik görevi için yetersiz görülmüştür. Uygun olmadığı tescillenen askerlik göreviyle ise ilk kez 1914’te Almanya I. Dünya Savaşı’na girdiğinde kendi isteği ile Bavyera ordusuna katılması ile gerçekleşmiştir.

Adolf Hitler Kimdir

Piyade alayındaki görevleri gereği farklı büyüklüklerdeki muharebelere katılan Hitler, bu görevleri sırasında askerliğin kendisi için oldukça uygun olduğunu diğer askerlere göre içinde bulundukları durumdan hiç şikayet etmemesi ile daha iyi anlamıştır. Askerliğinin bu ilk zor dönemlerinde dahi Hitler, ordu gazetesi için çizimler yapmış ve yazılar yazmıştır. Ordudaki başarısı sayesinde Demir Haç askeri nişanının iki sınıfını, kendinden üst Yahudi bir subayın aday gösterilmesini sağlayarak alması da ilginç bir tesadüftür. Aldığı nişanlara rağmen rütbesinin yükseltilmemesi ise aslen Alman vatandaşlığına bağlı olmamasıyla ilişkilendirildi. Savaş yıllarında önce 1916’da bacağından yaralanması ve sonra 1918’de zehirli bir gaz saldırısı sonucu yaşadığı körlük nedeni ile hastanelerde uzun vakitler geçirdi. Bu zorluklarla karşılaşması Hitler’i kendini Almanya’ya adaması için güçlü sebepler bulmasına olanak sağladı. Savaşın sonlarına doğru Almanya’nın teslim olduğunu öğrenmesi ise kendisi için büyük hayal kırıklığı oldu.

Adolf Hitler'in Siyasi Hayatı ve Liderlik Dönemleri

Savaş sonunda alınan yenilgi sonrasında dahi Hitler, orduyu terk eden pek çok askerin aksine orduya hizmet vermeye devam etti. Esir kamplarında gardiyanlık olarak başlayan görevi, daha sonra diğer askerlere eğitim vermek veya bilgi toplamak şekline dönüştü. Eğitim verme hizmetleri sırasında derste Yahudilikle ilgili yaptığı konuşmalar üsleri tarafından beğenilince eğitim subayı olarak görev aldı. Sosyalizm ve demokrasi ile mücadele etmek için görevlendirildiği bu görevi sırasında kendini gösterme şansını da buldu. Ordudaki görevi sırasında Alman İşçi Partisi’ni incelemeye gönderildiğinde yapılan konuşmalara kayıtsız kalamayarak yaptığı bir konuşma sonrasında nasyonal sosyalizmin kurucularından biri sayılan Drexler aracılığı ile partiye davet edildi. Kısa sürede yükseldiği parti görevi sonucu 1921’de parti lideri oldu. Parti üyeleri Nazi olarak adlandırıldı.

Bavyera hükümetini devirmeye çalışmasından dolayı tutuklanınca Kavgam kitabını yazdı ve serbest bırakıldı. Bu kitap doğrultusunda gelişen parti, 1932 yılındaki seçimlerden en yüksek oyları aldı. 1934 yılında cumhurbaşkanı olan Hitler fikirleri doğrultusunda ülkeyi sert bir şekilde yönetti. Ordunun güvenini gerçekleştirdiği katliamlarla kısa sürede kazanan Hitler, ordunun güçlenmesi için çalışmalara başladı. Ülkeyi kötüye götürdüklerini düşündüğü başta Yahudi ve Çingeneler olmak üzere farklı azınlıkları toplama kamplarında topladı.

Zihinsel ve fiziksel engelli çocukların da ortadan kaldırılacağı bir programla tam bir katliam makinesine dönüştü. II. Dünya Savaşı sırasında fikirleri doğrultusunda gerçekleştirdiği pek çok katliam savaştan başarılı olarak çıkmasına yetmemiştir. Savaşın sonlarında Berlin Muharebesi’nin tam bir Sovyet zaferi ile sonuçlanmasının ardından Hitler, 30 Nisan 1945’te eşi Eva Braun’la birlikte bir odaya kendilerini kapatarak siyanürlü bir kapsül ve tabanca kullanarak intihar etmiştir. Adolf Hitler vasiyetinde bile Almanya’nın Yahudileri ve Bolşevizm’i ülkeden uzak tutması gerektiğinden bahsetmektedir.

İlginizi çekebilir: Adolf Hitler ve Yahudi Soykırımı Hakkındaki Gerçekler

Yazıyı beğendiyseniz lütfen paylaşın!

Sitemize destek için yorum yapmayı unutmayın. BilgiBaba